İlişki, insanın her an deneyimlediği bir yaşantı olarak düşünülebilir. Bazen kendimizle ilişki içindeyizdir, bazen elimizdeki bir nesneyle. Bazen bir kediyi severek doğayla ilişki kuruyoruzdur, bazen bir ağacı budayarak. Bazen muhabbet ederek sevgilimizle ilişki kurarız, bazen de dua ederek Allah’la.

Bizler “bir ilişkiden doğan” ve “bir ilişki dünyasına doğan” varlıklarız. Bu yüzdendir ki Martin BUBER, “Önce ilişki vardı.” der. Dolayısıyla insan, ilişkisiz düşünülemez. İnsanın ilişki içinde var olması durumuna psikoterapide “ilişki-içinde-kendilik” denir. Buna göre “ben” dediğimiz şey, yaşadığımız ilişkilerin bir ürünüdür. Özetle ilişki, kendisinden asla ayrı kalamayacağımız, bizi “biz” yapan insani bir olgudur.

Tavsiye Bağlantı: Evlilik Nedir?

Yazının ilk paragrafı, insanın ilişki dünyasının çok yönlülüğünü dile getirmektedir. Yani insan, kendisiyle, diğer insanlarla, doğayla, eşyayla ve Allah’la ilişki kurar. Bu bir “durum” olarak kabul edilmelidir. Bu yüzden, “Böyle olması iyi midir, kötü müdür?” sorusu çok işimize yaramaz diye düşünüyorum. Nasıl ki “yağmur yağar”, aynı şekilde de “insan ilişki kurar” diyebiliriz. O halde bize düşen, “nasıl bir ilişki” yaşadığımızı anlama ve gerekirse değiştirme çabası olabilir ancak.

İlişki terapisi, genel olarak insan ilişkilerinin, özel olarak da kadın erkek ilişkilerinin, ilişkinin tarafları açısından daha doyum verici hale gelmesi için gerçekleştirilen psikolojik bir yardım olarak düşünülebilir.

Bu tanım açısından önemli noktalardan biri, yardım çabasının psikolojik bir temele oturtulmasıdır. Psikolojik temel ile kastedilen ise, yardım sürecinde psikoloji ve psikoterapi gibi, insanı anlama disiplinlerinin referans alınmasıdır. Yani, ilişki terapisi, birinin ötekine, “Bence şöyle yapmalısın.” dediği bir süreç değildir.

İlişki terapisi nasıl bir süreçtir?

İlişki terapisi, ilişkisinin daha doyum verici hale gelmesi için yardım arayan birilerine, psikoloji odaklı eğitim (psikoloji, psikolojik danışmanlık, psikiyatri, psikoterapi vb.) almış bir uzman (ilişki terapisti) tarafından sunulan bir yardımdır. Dolayısıyla, gelişigüzel bir görüşme ya da konuşma değildir ilişki terapisi.

Psikolojik danışmanlık (psikoterapi) alanında, psikanaliz, bilişsel davranışçı terapi, şema terapi gibi çok farklı disiplinler söz konusudur. Tüm farklılıklarına rağmen, bu disiplinler ortak bir noktada buluşurlar: kendi içinde teorik bir tutarlılık. Bir ilişki terapisti de, danışanlarına yardım etmeye çalışırken mensubu olduğu psikolojik danışmanlık (psikoterapi) ekolü çerçevesinde yardım sunar. Dolayısıyla, amiyane tabirle ifade edersem, “kafasına göre” konuşamaz bir ilişki terapisti. Özetle ilişki terapisi, belirli bir psikolojik disiplini referans alan, bilimsel bir süreçtir.