Yeni araştırma ilişki belirsizliğinden bahsediyor.

Çiftler evlenmeden veya hatta nişanlanmadan önce sıklıkla beraber yaşarlar. Steuber ve arkadaşları son zamanlarda özetle şunu belirtmiştir: “2010 yılı nüfus sayımı verilerine göre, 7.5 milyonun üstünde evli olmayan çift beraber yaşıyor ( 15 milyonun üzerinde insan)… 1990’dan beri % 138 ile büyük bir artış ve 2009’da bu yana da yalnızca % 13’lük bir artış.”

Evlilik için resmi bir plan olmadan romantik bir eşle yaşamak birçok pozitif ve negatif hissi harekete geçirebilir. Biriyle birlikte hareket etmek kesinlikle heyecan vericidir, fakat bu değişime yön verebilmek problemli olabilmekte ve belirsizlik hisleri uyandırabilmektedir.

Berger ve Calabrese (1975) insanların belirsizlikten rahatsız olduğunu ileri sürmüştür. En son çalışma “ilişkisel belirsizlik” diye adlandırılan spesifik bir belirsizlik türüne odaklanmaktadır. İlişkisel belirsizlik, “insanların kişilerarası bir ilişkiye katılırken kafalarında olan soruları” içermektedir. Steuber ve arkadaşları (2014) “evlilik için resmi planları olmaksızın” beraber yaşayan çiftleri, ilişkisel belirsizliklerin kaynaklarını belirlemek için incelemiştir. Beraber yaşamanın ciddi doğası dikkate alındığında, belirsizlik düzeyleri doğal olarak değişir. Bu araştırmayı yapan grubun amacı hangi konuların belirsizliğe sebep olduğunu belirlemekti.

Steuber ve arkadaşları yaklaşık olarak 30 yaşlarında ve ortalama olarak iki yıl beraber yaşamış 206 çiftle çalıştı. Steuber ve arkadaşları katılımcılara belirsizliğin kaynaklarını tanımlamaları için sorular sordu ve bu sorulara verilen cevaplar neticesinde, 12 konudan oluşan bir liste ortaya çıktı. En başta olan 5 konu aşağıdaki gibidir:

1. İlişkisel Sürdürebilirlik

İlk kategori katılımcıların ilişkilerinin sürüp sürmeyeceğine dair düşünceleri ve kaygılarını tanımlamaktadır. Katılımcılardan bazı alıntılar: “Biz uzun bir dönem için iyi bir eş miyiz?”, “Bu ilişkiinin sonsuza kadar sürmesini isteyip istemediğime dair belirsizlik”.

2. İlişkisel Güven

İkinci kategori katılımcıların “geçmiş ilişki ile ilgili belirsizlik ya da güvenme veya affetme becerisi” lerini anlatmıştır. Bu kategoride “masraflı ilişkilere”, “fırtınalı bir ilişkinin” üstesinden gelmeye ve “aldatma konularına” atıflar vardır.

3. İlişkisel Uyumluluk

Üçüncü kategori “ partnerlerin hemen hemen eşleştiği ya da iyi bir uyumda olup olmadıklarına” ilişkin belirsizliklere dairdir. Bu kategoriden birkaç alıntı: “ o benim için tek mi?”, “Bir takım olabilirsek ya da ikimizinde istediği bir hayat kurabilir miyiz belirsizliği”

4. İlişkisel Adımlar

Dördüncü kategori “bireylerin kendileri veya partnerleri ile ilgili belirsizliklerini” bir ilişkinin ilerleyişi perspektifinde ele almıştır. Evlenme ve nişanlanma süresi ve olasılığı genel olarak bu kategoride bahsedilen konulardır.

5. İlişkisel Normlar

Beşinci kategori “bireylerin ilişkiden beklentileri ve normları bakımdan sahip oldukları belirsizlikleri” hakkındaydı. Bu kategoride ev işlerinin bölüşülmesi, beraber harcanan zamanın miktarı ve alan kullanımı konularına değinilmiştir. (Geri kalan kategoriler: kişisel gelişim, aile planlaması, iletişim, sosyal iletişim ağı konuları, mali durumlar, cinsel konular ve sağlık.)

Bu çalışmada 206 kişi ( 103 çift) cevaplarını verdi. Araştırmacılar da, cevapları kıyasladı ve cevaplardaki benzerliklere baktı. Peki, katılımcılar belirsizliğin benzer kaynaklarını mı söylediler?

Katılımcıların yaklaşık yarısı (46.4 %) belirsizliğin kaynaklarına ilişkin farklı cevaplar verdi; yalnızca katılımcıların %1.2 si tamamen örtüşen cevaplara sahipti. Tüm bulgular şunu gösteriyor: çiftler çeşitli belirsizlik kaynaklarına sahip, ve katılımcıların belirsizlik kaynaklarında çok az bir örtüşme var.

Herkes evliliği arzulamamaktadır, bu yüzden resmi bir nişanlanma durumu olmaksızın beraber yaşamak benzer düzeylerde belirsizliğe sebep olmayabilir. Aynı şekilde, yalnızca 38 ülke eşcinsel evliliğe izin vermektedir ( bu yazının yazıldığı tarihte); bu yüzden eşcinsel çiftler aynı evde beraber yaşarlarken resmi olarak evlenme şansına sahip olmayabilirler. Bu çalışma ilişkisel belirsizlik ve ilişkisi olan çiftler için potansiyel muhabbet konuları hakkında önemli niteliksel veri ortaya koymuştur.

Not: Bu yazı Dr. Sean M. Horan tarafından 18 Mayıs 2015 tarihinde “Psychology Today” isimli sitenin “Adventures in Dating” isimli bölümünde yayınlanmıştır.

Yazar Hakkında:

Dr. Sean M. Horan bir İletişim Profesörüdür ( Twitter adresi: @TheRealDrSean.) Dr. Horan’ın uzmanlık alanı ilişkilerdeki iletişimdir. Aldatma, duygusal yakınlık, iş yerinde romantizm, cinsel risk/güvenlik, çekicilik, aldatıcı sevgi, ve ilk izlenimler gibi konular Horan’ın uzmanlık alanına dahildir.